0

Microsoft'tan 7 açığı kapatan yama


Salı günü yayınlanacak güncelleme paketiyle beraber 7 kritik güvenlik açığı kapatılıyor.
Microsoft'tan 7 açığı kapatan yama
Microsoft'un aylık güvenlik güncellemesi bu Salı yayınlanıyor. Yayınlanacak güncelleme ile Internet Explorer'daki 7 farklı kritik açık kapanmış olacak.

Güvenlik anlamında oldukça kritik olan bu güncellemeler Internet Explorer'ın yanında Windows'daki açıklara da merhem olacak.

Bu güncellemelerden özellikle 3 tanesi, Windows ve uzaktan kontrol uygulamasıyla ilgili güncellemeleri kapsayacak.

Yazılım devi, aynı zamanda Malicious Software Removal Tool'un güncel versiyonunu da yayınlıyor.
0

Nokia'dan dev cep kamerası


Nokia'nın aldığı yeni bir N85 patenti kamera yerleşiminde son noktayı işaret ediyor.
Nokia'dan dev cep kamerası
Nokia'nın yeni nesil telefonlarında dev boyutlu kamera mercekleri kullanmak için yanıp tutuştuğunu görüyoruz. Nedense firma ar-ge departmanının büyük bir bölümünü bu amaca vakfetmiş gibi görünüyor.

Nokia'nın geçenlerde gerçekleştirdiği bir patent başvurusundaki resimler, cep telefonu devinin daha büyük bir merceği telefona nasıl yerleştirebileceği konusunda ipuçları veriyor. N85'in yeni bir modeli olacağını tahmin ettiğimiz bu yeni cep telefonu – el kamerası karışımı piyasada rakiplerine karşı gerçekten büyük bir avantaj sağlayacak gibi duruyor.

Yeni telefonun ekranında WQVGA teknolojisi kullanılacağı ve kamera çözünürlüğünün 5, hatta 8 megapiksel olabileceği ileri sürülüyor.
0

Klavye tasarımında yaratıcı fikirler

İlginç ve yaratıcı fikirler, klavyeleri bildiğimiz kalıplardan çıkartıyor. İşte kanıtlar...


Kimisi büyük kimisi küçük, kiminde çok fazla tuş var, kiminde sadece 3 tuş... Klavye dendiğinde aklınıza sadece standart klavyeler gelmesin, piyasada çok farklı tasarımlar da var...

Galerimizde belki de bugüne kadar hiç görmediğiniz bir çok klavye tasarımını bulacaksınız. Ayrıca bazı durumlarda klavyelerin başına gelebilecek kötü olaylar da, yine galerimizde sizleri bekliyor...
0

IBM'den su soğutmada devrim


Çip soğutmasında ufukları zorlayan çözümlere bir yenisi de IBM tarafından eklendi.
IBM'den su soğutmada devrim
IBM'in yeni soğutma tekniği, tabakalarının üst üste dizilmesini gerekli kılıyor.
Kişisel bilgisayarların bugünkü X86 mimarisini borçlu olduğu teknoloji devi IBM, çip soğutmasında devrim yapacak bir buluşa imza attı. IBM tarafından denenen yeni bir sıvı soğutma yöntemi çiplerin çalışırken yaydığı ısıyı kayda değer oranda azaltıyor.

IBM'in Zürih'teki araştırma laboratuarlarında geliştirilen soğutma tekniği, suyun mikroçipleri oluşturan silikon tabakalarının arasından geçen mikro borularda dolaşmasına dayanıyor. Normalde yan yana olması gereken silikon tabakalarının üst üste dizilmesini gerekli kılan bu yöntem, bir saç teli kalınlığındaki boruları kullanarak ısıyı henüz kaynağındayken ortadan kaldırıyor.

Klasik soğutma yöntemlerine göre oldukça radikal olan bu metodun yüksek saat hızlarına sahip çipleri soğutmada başarılı olması, üreticiler tarafından benimsendiği takdirde, uzun vadede sıvı soğutmayı standart hale getirebilir.
0

HTML Dersleri

Temel Komutlar



HTML dökümanı hazırlamak için her hangi bir text dosya yazabilecek bir editör olması yeterlidir. Bütün yapılması gereken dökümanı HTML kurallarına uygun bir şekilde yazmak ve de dosyayı ".htm" ya da ".php3" olarak kaydetmektir. Ne derleme ne de ".exe" gibi dosyalara çevirme işlemi yoktur. HTML dosyası hazırdır. Artık tek yapılması gereken hazırlanan bu dosyanın bir internet tarayıcı programı tarafından çağrılmasıdır.



Herhangi bir internet erişim programından bir HTML dökümanının kodlarını görmek istiyorsanız o sayfa üzerinde farenin (mouse) sağ butonuna basınız. Özellikler menüsünden kodu göster (view source) seçeneğini seçiniz. (ya da internet erişim programının göster (view) menüsünden source (kod) seçeneğini seçiniz.)



HTML de program yazılırken her satır bir HTML komutu ile başlar ve de komutun geçerliliği biteceği zaman aynı komut isminin başına "/" konularak tekrar yazılır.



...



Bir HTML sayfası komutuyla başlar ve de sayfa sonunda komutuyla biter. Sayfayla ilgili bilgiler (Başlığı, hangi program kullanılarak yapıldığı...) komutu yazıldıktan sonra verilir ve de bilgiler bitince komutuyla kapatılır. Sayfada gösterilecek bilgiler ... komutları arasında yazılır.



Örnek :









Deneme Sayfası





Html öğreniyorum, ilk deneme sayfası









Yukarıda verilen örnek her hangi bir editörde yazılıp, ".php3" ya da ".htm" uzantılı olarak kaydedilir ve herhangi bir internet programından çağrılırsa ekranda "Html öğreniyorum, ilk deneme sayfası" yazısı çıkacaktır. Çalıştırdığınız internet programının başlık kısmında da "Deneme Sayfası" başlığı gözükecektir.



HTML de açıklama satırı şeklinde kullanılır. Yazılan açıklama sadece program satırlarıyla gözükür. Sayfa çağrıldığında gözükmez. Yazdığınız program kodlarının ne anlama geldiğini anlamanız veya başka biri tarafından bakılan kodlarınızın anlaşılabilmesi bakımından bol bol açıklama satırı koyunuz.

komutu yardımıyla sayfanın arka rengini, arkaya konulacak resmi, bağlantıların (Hyperlinks) rengini, sayfanın yukarı ve sol tarafa göre konumları belirtilebilir.




Background = url

Bgcolor = color

Bgproperties = fixed

Leftmargin = n

Link = color

Text = color

Topmargin = n

Alink = color

Vlink = color >





Bir komutun yanına eğer varsa parametreler komut kapatılmadan ">" önce verilir. Komut kapatılıncaya kadar bu parametreler geçerliliğini korur.



Background = url sayfanın arka planında bulunacak resmi tanımlamaya yarar. URL (Uniform Resource Locator) resmin adresini gösterir.

Bgcolor = color sayfanın arka planının rengini gösterir. Color rengin hexadecimal karsılığı, RGB(RedGreenBlue) değeri ya da rengin ismi olabilir.

Bgproperties = fixed sayfanın arka planındaki resmin internet tarayıcısının boyutlarından etkilenmemesini sağlar.

Leftmargin = n sayfanın sol kenardan ne kadar uzakta olacağını belirler.

Link = color sayfada bulunan bağlantıların (Hyperlinks) rengini belirler.

Text = color sayfadaki yazıların rengini belirler.

Topmargin = n sayfanın üst kenardan ne kadar uzakta olacağını belirler.

Alink = color Aktif olan yani o an seçili olan bağlantının (Hyperlink) rengini belirler

Vlink = color Ziyaret edilen bağlantıların (Hyperlinks) renklerini belirtir.



HTML'de komutların büyük ya da küçük harfle yazılma zorunluluğu yoktur.



HTML Diline Giriş



HTML (Hyper Text Markup ********) internet ortamında döküman yaratmak için geliştirilmiş bir programlama dilidir. HTML dökümanı bir text dosyadır ve tek başına bir yazı olmaktan öteye gidemez. Ancak her hangi bir internet tarayıcısı (internet explorer, netscape navigator gibi ) yardımıyla çalıştırıldığında içerdiği komutlara göre ve de tarayıcı programın desteklediği özelliklere göre, hazırlanan dökümanlar bir anlam kazanır.



HTML dili programlama mantığından biraz uzak, görsel yönü oldukça önemli olan bir dildir. HTML nin öğrenilmesi, diğer programlama dillerine göre daha kolay olup bazı temel kural ve komutların bilinmesi yeterlidir.



HTML nin temel mantığını kısaca "Ne görürseniz onu alırsınız" (What you see what you get) şeklinde açıklayabiliriz.



Günümüzde HTML sayfaları hazırlamak için bir çok görsel program vardır. (Microsoft FrontPage, HotDog gibi ) Bu tür programlarla HTML sayfaları hazırlamak çok kolay ve hızlı olmakla beraber HTML kodlarını da yine bu programlar üretmektedir.

"Madem ki hazır programlar var neden HTML öğrenelim?" şeklinde bir soru aklınıza gelebilir.

Hazır programların olması, kodların el değmeden programlar tarafından yazılması elbette daha güzel, daha kolay ve daha hızlıdır. Ancak hazırlanan sayfaların nasıl oluştuğunu, nasıl çalıştığını, arka planda nelerin olduğunu bilmeden, ezberci bir zihniyet kullanmak bir programcı mantığına terstir. Bu tür programları hemen her yerde bulamayabilirsiniz. Dökümanların değiştirilmesi gereken yerlerde eğer hazırladığınız program yoksa ve de HTML dilini biliyorsanız her hangi bir editörden dökümanınıza müdahale edebilirsiniz.



HTML dili çalışan örneklerle, ilginç ipuçlarıyla, sizlerden gelen soru, öneri ve dökümanlarla en iyi şekilde anlatılmaya çalışılacaktır.



Düzen ve Yerleşim



HTML dili için görsellik, dolayısıyla da ekran dizaynı çok önemlidir. Dökümanlarınızı en iyi ve en güzel şekilde sunmanız gerekir. Html de bu dizaynları yapabilmeniz için bazı temel komutlar bulunmaktadır. Yazı veya resimlerinizi kısaca dökümanlarınızda kullanacağınız nesneleri ekranın sağına, soluna ve ortasına koyabilmeniz için komutu kullanılır. Bu komutun kullanımını biraz detaylı olarak inceleyelim.



Nesneleri ekranın soluna yerleştirir.

Nesneleri ekranın sağına yerleştirir.

Nesneleri ekranın ortasına yerleştirir.



..

komutu arasında kalan tüm nesneler (yazı, resim, ...) paragraf gibi ayrılır. Paragrafın başında ve sonunda paragraf olduğunu belirtmek için boşluk bırakır.



HTML de tüm nesneler aksi belirtilmedikçe ekranın solundan itibaren gösterilir. Yani soldan başlayarak yazı yazmak için komutunu kullanmanıza gerek yoktur.



Bazı internet tarayıcıları
komutunu da kullanabilmektedir ama emin olmak için komutunu kullanmanızda yarar vardır.



Örnek :











Komutu



Aksi belirtilmedikçe yazılar ekranın sol tarafına yerleştirilir.


Yazınızı soldan başlayarak yazmak için


komutunu kullanmanıza gerek yoktur.




Komutu



Yazınızı ekranın sağına yerleştirir.





Komutu



Yazınızı ekranın ortasına yerleştirir.













HTML'de komutların büyük ya da küçük harfle yazılma zorunluluğu yoktur.
0

Youtube'dan beklenen açıklama geldi!


YouTube yetkilileri en sonunda resmi bir açıklama yaptılar.

YouTube yetkilileri Youtube'un kapalı kalması konusunda aşağıdaki açıklaması ilk olarak CHIP Online'da:

Türk kullanıcılarımız YouTube'un kendilerine sunduğu servislere yoğun ilgi göstermekte ve severek kullanmaktadır. YouTube olarak Türkiye'de yaşayan farklı kesimden birçok kişiye online dünyada eğlenceli ve bilgilendirici video tecrübesi yaşatabiliyor olmaktan son derece mutluyuz. YouTube'da Türk kullanıcılar; diğer kullanıcılar ile iletişim kurma, fikir alışverişinde ve bilgi paylaşımında bulunma ve yeteneklerini gösterme gibi farklı alanlarda sunulan servisleri çok olumlu ve yaratıcı amaçlar için kullanmaktadırlar. YouTube platformunda yer alan ve popüler olan birçok video Türkiye'deki kullanıcılar tarafından yüklenmekte ve erişim açık olduğu sürece, her gün bu tür videoların yüklenmesi artarak devam etmektedir.

YouTube; artık tüm dünyada bireyler ve kurumların oluşturdukları özgün içeriği birbirleriyle paylaşma imkânı sunan önemli ve etkin bir iletişim aracıdır. YouTube'u, toplum için önem taşıyan mesajlarının iletimi için kullanan devlet kuruluşları ve sivil toplum örgütlerinin de sayısı giderek artmaktadır. Sivil toplum örgütleri, devlet kuruluşları, YouTube'u, kültürlerinin ya da misyonlarının olumlu yönlerini paylaşmak ve diğer yöntemler ile erişemeyecekleri küresel çapta kitlelere ulaşmak için en etkin iletişim araçlarından biri olarak değerlendirmektedirler.

YouTube'un firmalara, kurumlara, bireylere, sivil toplum örgütlerine sunduğu fırsatlardan yararlanmak oldukça kolaydır. Dileyen her kullanıcı YouTube'da kendi kanalını yaratabilir. Birkaç örnek:

* Ürdün Kraliçesi Kraliçe Rania, YouTube'u olumsuz kültürel önyargıları kırmak ve önemli sosyal konuları tartışmaya açmak için kullanmaktadır.
* UNICEF, Dünya Gıda Programı ve Kızılhaç gibi sivil toplum örgütleri, misyonları ile ilgili farkındalığı artırmak ve yeni destekçiler kazanmak için YouTube'u kullanmaktadır.
* Dünya çapında birçok siyasi parti, insanları oy vermek için yüreklendirmek ve bölgelerindeki seçimlerde demokrasiyi sağlamak için YouTube'u kullanmaktadır.
* Fransa Çevre Bakanlığı, halkın önemli çevre sorunları konusundaki farkındalığını YouTube ile artırmaktadır.
* Birleşik Krallık'ın Başbakanı da İngiliz seçmenlerine ulaşmak ve kendisine doğrudan soru yöneltmelerine fırsat tanımak için YouTube'u kullanmaktadır.
0

Web 2.0 Nedir ?

Web 2.0 toplulukları bir araya getiren, standart tasarım anlayışına yep yeni bir boyut kazandıran, daha dinamik özlelliklere sahip, %100 kullanıcı odaklı olabilen ve internet anlayışını bütünüyle değiştirecek bir konsepttir.

Web 2.0 konseptinin farkı nedir ?
Daha önceden statik içerikli, dinamik içerikli olmayan standart web sitelerinin anlayışı hakimdi.

Halen varlığını sürdürmekteler.

Şimdi ise internet’te gezdiğimiz bir çok site gerçekte web 2.0 konsepti ile tasarlanmış.

Örneğin; Flickr.com, Youtube.com, Technorati.com, Wikipedia.org, Digg.com, Tusul.com, Oyyla.com, Myspace.com, Facebook.com, Netvibes.com, del.icio.us, meebo.com vb. gibi.

Web 2.0 konsepti ile tasarlanmış sitelerin farkı diğer sitelere göre sosyal birer ağ özelliğine sahip olabilmeleri, tasarımda kullanıcıya daha odaklı ve şık bir görünümde hitap edebilmeleri, hizmet ve servis konularında son derece kaliteli olabilmeleri ve proje üretiminde sınır tanımamalarıdır.

Web 2.0 konseptinin yapısında neler vardır?

* Web 2.0 konsepti ile tasarlanan projeler, daha hızlı markalaşabilir ve akılda kalıcı kriterlere sahip olabilir.
* Web 2.0 konsepti milyonlarca kullanıcıyı bir araya getiren sosyal ağlar oluşturabilir.
* Web 2.0 konsepti reklam anlayışına yeni boyutlar getirir ve her şey genel ziyaretçi psikolojine bağlı olarak tasarlanır.
* Web 2.0 konseptinde tek bir kullanıcının bile neler yapabileceği ve o kullanıcının altın değerinde olabilmesi için her şey düşünülmüştür.


Bunları değerlendirebilmek bu konsepti hazırlayan progamcı, tasarımcı ve proje üreticisinin elindedir.

Bir siteyi Web 2.0 konseptine uygun hale getiren kriterler nedir ?

Bir web sitesini Web 2.0 konsepti haline getiren kriterler yukarıda bahsettiğimiz kriterler ile eş değerdedir.

Eğer bir Web 2.0 konseptini içeren web sitesine sahip olmak istiyorsanız öncelikle onun ne olduğunu çok iyi anlamalısınız.

* Web 2.0 bir programlama yada yazılım değildir.
* Web 2.0 bir konsepttir.
* Web 2.0′ın bir konsept olarak uygulanabilmesi bakış açısına bağlıdır.
* Çünkü Web 2.0 bir vizyondur.

Kısacası bir siteyi Web 2.0 konseptine uygun yapan kişideki bakış açısıdır.
0

Microsoft'ta yedi açık var

Microsoft, yazılımlarının güvenliği için yayınladığı yamalar serisine devam ediyor � Bu ay yayınlanan yamalar, hangi programları ilgilendiriyor? İşte detaylar.Her ayın ikinci Salı gününde yayınlanan yamalarda bu ay da bazı güvenlik açıkları gideriliyor. Yamaların 3 tanesinin önem derecesi yüksek. 10 Haziran Cuma günü, otomatik güncelleştirmelerle birlikte gelecek yamalar, Internet Explorer, DirectX ve Bluetooth gibi 3 konuda kritik güvenlik açıklarını giderecek. Bu açıkların neler olduğu konusunda bilgi vermeyen firma, güncellemelerin önemli olduğu konusunda da uyarıda bulundu.
0

Blogspot Nedir ? Ne İşe Yarar ?

Domain ve hosta para saçma derdine son!

İlk olarak nasıl bir ' blog ' sahibi olacağınızı anlatayım..

Buraya tıklıyoruz ve hesabımızı oluşturuyoruz (site için)https://www.google.com/accounts/NewAccount?sendvemail=true&followup=http%3A%2F%2Fwww.blogger.com%2Floginz%3Fd%3D%252Fhome&continue=http%3A%2F%2Fwww.blogger.com%2Floginz%3Fd%3D%252Fcreate-blog.g&service=blogger&naui=8&hl=tr

Gmail ile üye olmanız gerekir. (hotmail de olabilir,denemedim)

Neden Blogspot ?

1- 20dk içinde indexlenme şansı
2- Sağlam bir blog oluşturulduğu zaman,kısa süre içinde,beklenildiğinden fazla hite sahip olabiliyoruz
3- Kullanımı kolay yönetim sayfaları ile hızlıca istediklerimizi yapabiliyoruz
4- Bloglar full seo kurulumlu olduğu için kısa sürede,birçok kelimede google'da üste çıkabiliyoruz. (blog içeriği ile ilgili)

Sorularınız / sorunlarınız varsa,ilgilenebilirim..

Örnek sorular;

Soru: Bloğumun renklerini nasıl değiştirebilirim ?
Cevap : Şablon - Yazı Tipleri ve Renkler

Soru : Nasıl html kodu eklerim ?
Cevap : Şablon - HTML’yi Düzenle
0

Googlenin Telefonunda Güvenlik Açığı



TÜBİDER E-DERGİAraştırmacılar Google'un cep telefonları için geliştirdiği Android SDK mobil işletim yazılımında bazı açık noktalar keşfetti. Programa hacker saldırılarının kolaylıkla zarar verebileceği bildirildi.
Ancak araştırmacılar paniğe gerek olmadığını çünkü yazılımın uzun bir zamandır raflarda olmasına rağmen hiçbir saldırıya uğramadığını vurguladılar.Core Security firması geçen salı günü web sitelerinde bir uyarı yayınladılar. Uyarıda Google Android'in resim yaratma kütüphanesindeki bazı açık kodlarla ilgili 8 farklı açık tespit edildiği açıklandı. Ayrıca saldırganların kolaylıkla tüm programı kontrol altına alabileceklerinin de altı çizildi. Google'un Kasım 2007'de duyurduğu program henüz beta sürümünde. Core Security'nin bu açıkları beta sürümündeyken bulması bir bakıma Google için faydalı oldu. Çünkü geçtiğimiz günlerde Barcelona'da yapılan GSMA Mobil Dünya Kongresi'nde birçok büyük firma Android yazılımını kullanan prototiplerini açıklamıştı. Ancak bunların hepsi şimdilik prototip ve yazılımı kullanarak üretilmiş herhangi bir ticari ürün henüz yok. Andorid'in final sürümünün bu yılın sonuna doğru tamamlanması planlanıyordu. Core ve diğer firmaların bulduğu ve bulacağı bu açıkların final sürümünden önce ortaya çıkması Google'a sorunları çözmesi için zaman kazandırmış olacak. Google'un çok önem verdiği bu proje için uzmanlar, Android yazılımının bir endüstri standardı haline gelmesinin Google'ı mobil telefonda bir numaralı arama motoru yapacağı ve önemli reklam geliri sağlayacağı yorumunda bulunmuştu.
0

Microsoft Silverlight Yenilendi



Microsoft, Silverlight 2.0’ın beta sümünü yayınladı. Silverlight’ın ilk versiyonu daha çok animasyonlara yönelikti ve sadece Javascript kullanılarak programlama yapılmasına imkan tanıyordu.
Silverlight 2.0 ile birlikte C#, Visual Basic.Net, IronPython, IronRuby vb. programlama dillerinden herhangi birini kullanarak Silverlight uygulamaları geliştirmek mümkün.Silverlight 2.0 oynatıcısının boyutu şuan 4.3 MB ve Microsoft’un resmi sitesinden ücretsiz indirilebiliyor. Yeni sürüm ile birlikte sadece programlama dili tercihi ve hız konusunda gelişim yaşanmamış, farklı özellikler de eklenmiş. Bu özelliklerden biri de Silverlight uygulamalarının, kullanıcının sahip olduğu donanım ve internet hızına bağlı olarak otomatik olarak bit rate değiştirebilme olanağı sağlaması.
0

EMC ve Arena’dan Sanallaştırma Çözümü



Verinin altyapısına yönelik çözümler üreten EMC Corporation ve Arena Bilgisayar, KOBI’lere, esneklik, erişilebilirlik ve ölçeklenebilirlik özelliklerine sahip, veri depolama alanı ağı (SAN) sağlayacak yeni EMC CLARIION AX4 Ağlı Veri Depolama Sistemini pazara sundu.
Sistem, firmaların ihtiyaçlarına göre şekillendiriliyor ve ayrıca VMware ve diğer birçok uygulamayla bir arada mevcut IT ortamına yerleştirilme, genişleme ve yeniden yapılandırılma gibi özellikleri bulunuyor. CLARIION AX4, 60 TB’a kadar ölçeklenebilir güncellemesi ve VMware uyumluluğu büyüyen ve ihtiyaçları artan iş-kritik ortamlarına sahip müşteriler için elverişli çözüm sağlıyor.CLARiiON AX4’ün Teknik Özellikleri: Yeni EMC® CLARiiON® AX4 ağlı veri depolama sistemi 60 terabayt kapasiteye kadar ölçeklenebiliyor ve iSCSI ya da Fiber Kanal veri depolama alanı ağı ( SAN) bağlanırlığını destekliyor. Yerleşik gelişmiş veri yönetimi ve koruma özellikleri sayesinde Windows, Linux, Unix, NetWare ve VMware sistemiyle çalışan maksimum 64 ana bilgisayardan aldığı verileri aynı anda depolayabiliyor, yönetebiliyor, güvence altına alabiliyor ve koruyabiliyor. Microsoft Exchange, SQL, Oracle ve SAP gibi uygulamalar için ideal olan sistem, maksimum 60 adet SAS ve SATA disk sürücüleri ile yapılandırılabiliyor. CLARiiON AX4 ayrıca EMC’nin Sanal LUN teknolojisini içeriyor. Sanal LUN teknolojisi VMware Altyapısı’nın en son güncel sürümü ile aynı zamanda pazara sunulan yeni VMware Storage Vmotion ürünü ile bir arada kullanılabiliyor. VMware Storage Vmotion çoklu sanal cihaz disklerinin dosyalarının kesintisiz bir biçimde taşınmasına yardımcı oluyor. CLARiiON AX4, bunun dışında, CLARiiON AX4, kopyalama yazılımları arasında yer alan EMC MirrorView, EMC SAN Copy, EMC RepliStor ve EMC Replication Manager’ı destekliyor. VMware lisansına sahip olan sistem ve VMware Veri Depolama / SAN Uyumluluğu Kılavuzunda yer alıyor.
0

AMD’den, 45nm Dört Çekirdek İşlemciler



AMD, CeBit elektronik fuarında yaptığı sunumda, birden çok işletim sistemi ve bir dizi yoğun uygulamayı çalıştıran ilk 45nm dört çekirdekli işlemcilerini tanıttı.

İşlemciler, Almanya’nın Dresden kentinde, AMD’nin Fab 36 300mm üretim tesislerinde, IBM ile ortak hazırlanan gelişmiş bir 45nm üretim süreciyle üretildi.AMD’nin 45nm transistörleri, AMD işlemcilerinde ve platformlarında vat başına daha fazla performans kapasitesi sağlıyor. AMD, elverişliliği ve verimliliği yüksek bir üretim süreci elde etmek için, yeni işlem ve malzemeleri, daldırma baskı ve AMD’nin dördün-cü kuşak gergin silikon gibi lider teknolojileriyle bir araya getiriyor.Bu önemli gelişme, yılın sonlarına doğru 45nm ürünlerini piyasaya sunmaya hazırlanan AMD için büyük bir kilometre taşı. AMD tarafından sergilenen ilk 45nm işlemciler ara-sında sunucular için “Shanghai” ve masaüstü platformlar için “Deneb” modelleri var.
0

İnternet Cafeler 'İnternet Evi'ne Karşı

İnternet cafeciler, Türk Telekom'un "her ilçeye bir internet evi" kampanyasını, "Haksız Rekabet" yarattığı gerekçesiyle Rekabet Kurumu'na şikayet ettiler.

Şikayet metninde şöyle dendi: “Türk Telekom A.Ş tarafından başlatılan her ilçeye bir internet evi kampanyasında ülkemizdeki 850 ilçeye internet evi kurma projesini hayat geçirmektedir. Söz konusu proje devletin ticari faaliyetler içinde sağlaması gereken rekabet ortamını ortadan kaldırdığı gibi yürürlükteki Anayasa ve Yasalarımıza aykırı bir çok sonucun doğmasına neden olmaktadır. Şöyle ki;Bu proje ile hayata geçecek uygulaşamalar her şeyden önce HAKSIZ REKABET ortamı yaratacaktır. Her ne kadar internet kullanımının artması ve bilgi toplumunun temellerinin atılması proje hedefi olarak gösterilse de, burada verilen ÜCRETSİZ HİZMET şirketin reklam amacını gütmekte ve bu reklam bir bakıma bedava verilerek internet alanında Türk Telekom şirketine bağımlılık ve tekelleşme meydana getirilmeye çalışılmaktadır.Burada verilen ÜCRETSİZ HİZMET ile internet cafeler zarara uğrayacak ve İnternet Kafecilik mesleği yok edilecektir. Müşteri, mailine bakmak, Messenger hizmetinden faydalanmak yada bir araştırma yapmak için İnternet Kafe yerine, aynı işi ücretsiz veren Telekomun 850 ilçeye kurduğu ve altyapısını sunduğu ücretsiz internet evlerine giderek buradan faydalanacak ve hiçbir ücret ödemeyecektir. Özellikle ilçeler hedef konseptinde olması ve Anadolu ilçelerinde bu uygulamanın başlaması, Vergisini veren, kirasını, stopajını bağkurunu ödeyen, işçisini çalıştıran ve işçisinin sigortasını ödeyen internet kafe esnafını, haksız rekabet ile zora sokacak ve sonuçta yok edecektir.Bu projenin hayat geçtiğini düşünelim. Ne olacaktır? Öncelikle bu projenin hayata geçirildiği en yakındaki İnternet Kafe batacaktır. Ardından diğer internet kafeye gelecek ve bu zincirleme şekilde devam edeceği aşikardır. Çünkü hiç kimse bir şeyi ücretsiz almak varken para verip almaz. Buna basit iki örnekler vermek gerekirse;1. Kastamonu İli Çatalzeytin ilçesi Köyler Dahil Toplam Nüfus 2000 kişi olup ilçedeki İnternet Kafe Sayısı 3 (üç) olup Türk Telekom tarafından 25 Bilgisayarlı Türk İnternet Evi faaliyete geçmiş olup en yakın internet kafeye yakınlığı yalnızca 10 metredir.2. Çanakkale ili Ezine ilcesi köyler dahil nufus 14 bin ve ilcede 10 adet internet kafe mevcut olup, bunların arasıda en uzunun 100 mt mesafe olan yerede 15 PC'li turk telekom evi acılmak üzeredir.Dolayısıyla uzun vadede HAKSIZ REKABET in yardımı ile İnternet Kafelerin sonunu getirecektir. Bu çalışma zamanla Türk Telekom’un İnternet Evleri’nde TEKELLEŞMESİNE neden olacaktır. Kapanmak zoruna kalan İnternet Kafelerin müşterilerinin büyük bir bölümü ise Tekelci anlayış sebebi ile evlerine internet bağlatarak Türk Telekomun bünyesindeki TTNET’e üye olucak ve TEKELLEŞME büyüyecektir. Yani her ne kadar hedef “bilgi toplumunun temellerinin atılması” olarak belirtilmişse de bu proje TEKELLEŞME’ ye giden bir ticari taktiğin ayağı olarak kullanılmaktadır.Ayrıca bu proje yürürlükteki bir çok kanunu da ihlal eder niteliktedir. Projeye göre açılacak internet evlerinin işletimi Belediye ve Kaymakamlıklara devredilmektedir. Öyle bir şey internet kafeler için zorunlu olan 5651 sayılı kanun ve bu kanuna istinaden çıkan 01 Kasım 2007 tarihli resmi gazetede yayınlanan “İnternet Toplu Kullanım Sağlayıcıları Hakkındaki Yönetmeliğin” şartlarına uymamaktadırlar ve bu şartların denetimi mülki amirlikler tarafından yapılmaktadır. Yani bu durumda kaymakamlık Türk Telekom adına işlettiği bir internetevinin denetiminin de sorumlu olacaktır. Böyle bir şeyi hukuken ve usulen mümkün olmaması gerekir. Hukuki bir sorun oluştuğu’nda devletin devletle karşı karşıya gelmesi sonucunun kaçınılmazlığı görülmelidir. Bu durumun gerçekleştirilmesi halinde kaymakamlıkların işlettiği bu tür internet evlerinde denetimsizlik ve kayırma olabileceği ihtimalinin oldukça yüksek olduğu kabul edilmelidir.Bütün bunlardan başka Anayasamızın 173. maddesinde “Devlet, esnaf ve sanatkârı koruyucu ve destekleyici tedbirleri alır” denmektedir. Yine Anayasa'nın 167nci maddesi, "Devlet, para, kredi, sermaye, mal ve hizmet piyasalarının sağlıklı ve düzenli işlemelerini sağlayıcı ve geliştirici tedbirleri alır, piyasalarda fiili veya anlaşma sonucu doğacak tekelleşme ve kartelleşmeyi önler" hükmünü getirmiştir.Yaşanan bu durum, 4054 sayılı REKABETİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN’un 6. maddesinin a bendinde ifade edilen “Ticarî faaliyet alanına başka bir teşebbüsün girmesine doğrudan veya dolaylı olarak engel olunması ya da rakiplerin piyasadaki faaliyetlerinin zorlaştırılmasını amaçlayan eylemler” hükmü ile d bendinde ifade edilen “Belirli bir piyasadaki hâkimiyetin yaratmış olduğu finansal, teknolojik ve ticarî avantajlardan yararlanarak başka bir mal veya hizmet piyasasındaki rekabet koşullarını bozmayı amaçlayan eylemler” hükmüne aykırılığı açıktır. Yine aynı kanunun Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma Uyumlu Eylem ve Kararlar başlıklı 4. maddesinin d maddesinde ifade edilen “Rakip teşebbüslerin faaliyetlerinin zorlaştırılması, kısıtlanması veya piyasada faaliyet gösteren teşebbüslerin boykot ya da diğer davranışlarla piyasa dışına çıkartılması yahut piyasaya yeni gireceklerin engellenmesi,” hükmüne de aykırı durumların oluştuğu kabul edilmelidir.Kendi resmi sitesinde 01.3.2007 ‘de telefon ücretlerine yaptığı zammı “Türk Telekom Adil rekabet istiyor” başlıklı bir yazı ile savunan bu kurumun, tekelleşme hedefine giden ve rekabeti ortadan kaldırarak birçok esnafın batmasını sağlayacak böyle bir projeye imza atması da dikkat çekici ve üzücü bir çelişkidir.Rekabet Kurulu Başkanlığı'nızın konuyu derinlemesine incelemesi sırasında yukarıda saydığımız Anaysa ve kanun hükümlerinin dışında resen bir çok yasa hükmüne aykırılığı da tespit edebilecektir. Durumun incelenerek haksız rekabetin ortadan kaldırılması için gereğini saygılarımla arz ederim.”
0

İnternetten müzik indirenlere ağır ceza geliyor

Korsan CD’cilerin internetteki müzik sitelerine yönelmesi sektördeki kayıtlı çalışan şirketleri harekete geçirdi. Müzik Yapımcıları Meslek Birliği’nin (MÜYAP) şikayeti üzerine harekete geçen savcılık, izinsiz yayın yapan 307 web sitesini kapattı. Kültür ve Turizm Bakanlığı da, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nda bir dizi değişikliğe gidiyor. Hazırlanan taslak metne göre, ticarî amaç taşımasa da internet üzerinden müzik ve film indirilmesi tamamen yasaklanacak. Bu hükme uymayan site yöneticilerine 3 bin dolardan başlayan para cezaları ile en az 2 yıl hapis cezası verilmesi öngörülüyor. “Ortada bir hak ihlali var. Buna göz yumamayız.” diyen Telif Hakları Genel Müdürü Selahattin Ertaş’a göre yeni düzenleme, sistemi disiplin altına alacak. MÜYAP Genel Sekreteri Ahmet Asena da, internetten müzik veya film indirmenin AB’de olduğu gibi ücretli hale geleceğini kaydediyor. İnternetten kolayca müzik ve film indiren bazı kaçakçılar, merdiven altı diye nitelendirilen mekânlarda korsan CD basımı yapıyor. 200 bin kişinin istihdam edildiği müzik sektörü, bu sebeple son üç yılda yarı yarıya küçüldü. Geçtiğimiz yıllarda benzer sorunlar yaşayan Avrupa ülkeleri ile Amerika, korsana karşı seferberlik ilan etmişti. Türkiye de benzer bir hamleye hazırlanıyor. Kanun değişikliğinin Meclis’ten geçmesi halinde korsancıların yanı sıra ücretsiz hizmet veren müzik ve film siteleri ağır müeyyidelerle karşı karşıya kalacak. İnternet Hukuku Uzmanı Prof. Dr. Gürsel Öngören, konunun hukukî boyutunu şu cümlelerle özetliyor: “Nasıl bir evde korsan Lacoste tişört yapıp satamıyorsanız, aynı şekilde şarkı veya filmleri de internetten bedava sunamazsınız. Avrupa’da bu tür sitelere karşı ihtiyati tedbir kararları var. Türkiye’de de dava sayısı artacak.”

Kayıt dışı ekonominin yüzde 50'ye yaklaşması sebebiyle dünya devi pek çok şirket Türkiye'de yatırım yapmak istemiyor. Şirketlerin bu yöndeki hissiyatını ABD Başkanı George Bush, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a da aktarmıştı. Bush, kendisini ziyaret eden Erdoğan'a, “Partiniz ne gibi icraatlar yapacak? Mesela benim plakçım, müzikçim ve bilgisayarcım korsan yazılımlar nedeniyle ülkenizde zarara uğruyor. Bunları halledebilecek misiniz?” diye sormuştu. Türkiye'nin korsan yazılım ile CD ve kitaba karşı açtığı savaşta elini güçlendirecek yargı kararı Norveç'ten geldi. Norveç Temyiz Mahkemesi, bir öğrencinin izinsiz müzik dosyalarının paylaşımına link veren kendi Napster.No sayfasıyla ilgili mahkumiyet kararını onayladı. 15 bin 900 dolar tazminata mahkûm olan bilgisayar mühendisi, kurduğu sitede MP3 formatında yaklaşık 170 izinsiz müzik dosyası bulunduruyordu. Fransa'da da bir öğretmen, 30 GB dosyaların veya 614 albümden 10 bin şarkının kamuya iletimi ve yasal olmayan bir şekilde indirilmesi suçundan 10 bin 200 Euro cezaya çarptırıldı. Hong Kong'da ise on-line ihlallere karşı 20 bin dava açıldı. Bu ülkelerde site sahipleri önce ikaz ediliyor ve üç gün süre veriliyor. Uyarıyı dikkate almayan yöneticiler için savcılığa suç duyurusunda bulunuluyor. Gerektiğinde mahkeme kararıyla sitenin erişimi engelleniyor. Türkiye'de cep telefonu melodileri de hesaba katıldığında 60 milyon dolarlık bir sektör ortaya çıkıyor. Dünyada sadece internet üzerinden bilgisayarlara ya da ipodlara indirilen müziklerin tutarı 1,1 milyar dolar. Burada en fazla karşılaşılan sorun korsanlık yapanların sanat ürünlerini bedava kullanmaya imkan vermesi. Korsanların birçok firmayı kapanmanın eşiğine getirdiğini kaydeden MÜYAP Genel Sekreteri Asena, internetin bedava ve kuralı olmayan bir alan gibi görülmesini doğru bulmuyor. İnternet bağlantısının 2 milyonun üzerinde olduğunu ifade eden Asena, sıkı takip neticesinde yasal sitelerin sayılarının artmaya başladığını belirtiyor ve ekliyor: “Yasal sitelerden faydalanmak isteyenler, www.mu-yap.org adresine girerek izinli sitelerden ücret karşılığında müzik ya da film temin edebilir.”

Kapanan sitelerden bazıları: downloadarsivi.com, turkmaster.com, araindir.com, muziksitesi.net, idoclub.net, kenanxtr.com, yugle.com, yenidownload.com, indirmax.com, sahte.net, programmerkezi.com, programcentral.net, bayexe.com

06.07.2006
Zeliş Yıldıral

Kaynak: http://www.zaman.com.tr/?bl=ekonomi&...0706&hn=301520
Alıntı ile Cevapla
0

Türkiye de mIRC ve Hukuk

Türkiye’de internet in tarihiyle neredeyse eş değer taşiyan bir tarihi vardır mirc kullanımının. mIRC dediğimiz sistem ; bu programı kullananların kendilerine bir rumuz seçerek kurulu bir sistem (irc) üzerinde sohbet etmelerini sağlayan bir programdır. Bu program Khaled Mardam Bey tarafından oluşturulmuş ve günümüzdede yeni versiyonlarının piyasaya sürülmesiyle geliştirilmeye devam etmektedir.Bunu söyle açıklamak daha ayrıntılı bir resmin zihinde canlanması icin faydalı olacaktır. Adına irc denilen bir sistem kuruluyor. Bu sistem bir web sitesi gibi sabit bi ip adresı üzerinde kuruluyor. Bu sistemin içinde çeşitli odalar var. Bu sisteme bağlanan kişi bu odaların bir kaçına girerek bu odaların içindeki diğer kullanıcılarla birlikte ister oda genelinde ister kişilerin özel penceresinde sohbet edebiliyor. Bu sisteme bağlanmak için de web sitesi üzerinde geliştirilen java sohbet programları dışında kullanılan programın adı da mIRC dir. Şimdi mIRC ve irc kavramlarını açıkladıktan sonra bu kavramların Türk Hukuk sistemi içerisindeki yerini tartışmakta fayda görüyorum. Bu tartışmayı ise;mirc programı ve msn programlarını karşılaştırarak , bu iki programın hukuki düzenlemeler ve hukuki yaptırımların uygulanabilmesi açısından erişilebilirlik düzeylerini anlatarak yapmanın daha anlaşılabilir bir etki yaratacağını düşünüyorum. Msn dediğimiz programı ;bireyler bir e-posta adresi edinerek ve bu e-posta adresini sisteme tanıtarak olusturdukları msn listesi aracılığıyla kullanıyorlar. Listelerine ekledikleri kişilerle sohbet edebiliyor , bu konuşmaya katılanların listelerindeki diğer kişileri davet edebilerek de çoklu bir sohbet ortamı oluşturabiliyorlar. Bireysel ya da çoklu sohbet edebilmelerinin yanı sıra dosya alışverişi yapabilme imkianına da sahipler.Ayrıca görüntülü sohbet edebilme şansınıda bu program aracılığıyla erişebiliyorlar. Ancak bu aktiviteleri icra ederken internet de nüfüs cüzdanı işlevi gören çeşitli IP adresi görünmüyor. Çeşitli programlar ile msn de konuşulan kişilerin ip adresi bulanabiliyor elbette. Peki msn kullanılarak işlenebilen suçlar ve bunlara uygulanacak hukuki yaptrımlar nelerdir ve nasıl tesipt edilebilir bu suçlar sorusu oldukça açıktır. Örneğin bir kişi msn vasıtasıyla ‘’Hakaret ve Sövme’’ suçu işlerse ; bu suça maruz kalan kişi kendisine hakaret eden kişinin bu suçu işlerken kullandığı e-posta adresini , bu şuçun işlendiği gün tarih ve saat ile ve varsa msn konuşmlarının kaydı ile birlikte en yakın yer savcılığına başvuruyor. Bundan sonrasi daha basit aslında. Savcılık gerekli araştırma sonunda ip adresinin belirtilen tarih saat gün içerisinde belirtilen e-posta adresi sahibinemi ait olup olmadığının araştırmasını yaptırıyor. Bu araştırma Türk Telekom aracılığıyla yapılıyor.Sonrasında Mahkeme ve mahkemede suç kanıtlanırsa oldukça ağır bir ceza çekiliyor. Ayrıca eğer şikayet de bulunan kişinin elinde herhangi bir kayıt yoksa bile belirtilen e-posta adresinin kayıtları ve suç oluşturması muhtemel kayıtlar Microsoft şirketinden istenebiliyor ki bu da suçun varlığının tespiti açısından önemli bir araç. Bu durumda internet ile geç tanışan ve internet de bir suç işlediğinde bulunamayacağını düşünen kişi rahatlıkla bulunabiliyor ve gerekli cezaya carptırılabiliyor. Peki bu uygulamalar irc programı içinde geçerli olabiliyormu sorusu biraz karışıktır. Bu karışıklığın çeşitli nedenleri var elbette ama en önemli nedeni msn programı gibi irc ninde bir şirket tarafından kontrol edilememesi ve oldukça net bir şekilde sahte kayıtlar yapılabilmesi dışında bir irc kullanıcısının diğer bir irc kullanıcısının ip adresini öğrenebilmesi için ancak mevcut irc sunucusunda yönetici olması ya da yönetici arkadaşının olması gerektiğidir. Işte temel sorun bu noktada gerçekleşiyor. Örneğin popüler bir irc sunucusu olan irc.karar.org sunucusuna girdiniz. Kaliteli bir sohbet içerisindeyken oda genelinde yahut özel pencerenizde bir kişi size hakaret ediyor. Bu kişinin ip numarasını göremiyorsunuz.. Bu kişinin size sarf ettiği hakaretleri kayıt altına alabilecek bir şirket de yok. O halde yapılabilecek tek şey kalitesine inandiğiniz irc.karar.org yöneticilerine durumu bildirmek ve hakaret suçunu işleyen kişinin sunucudan atılmasını sağlamak. Ama bu sizi tatmin etmiyorsa ne olacak.? Zira o kişinin atılmış olması size bir daha hakaret edemeyeceği anlamına gelir belki ama atılmadan önceki hakaretleri için bir hukuki yol a başvurmak isteseniz ne yapabilirsiniz. Bu sorunun cevabı da çok net değil , net olmamasının dışında yönetici insiyatifi içeren bir durum. Size hakaret eden kişinin rumuzuyla birlikte sarf ettiği hakaretleri kaydetmeniz ve ayrıca yöneticiden o kişinin ip adresini talep etmeniz gerekecek. Bu bilgiler ile birlikte savcılığa başvurmanız gerekiyor. Ancak ortada bir email gerçekliği olmadığı ve ayrıca msn de olduğu gibi irc sunucusunda konuşmaları ve kişileri kayıt altında tutabilecek ve geçmişe yönelik kayıtları tarafsız şekilde verebilecek bir kurum olmayışı Savcılık ve Mahkeme makamı tarafından oldukça büyük bir muamma yaratan bir durum. Bu konuyla ilgili bir düzenlemenin şart olmasıda sadece tahmini olarak günlük en az yüzbin (100.000) Türk vatandaşının mIRC programı kullanarak irc sunucularında var olmasıdır. Ayrıca bu makaleyi okuyunca irc sunucularında sadece hakaret ve sövme suçu işlenebileceği aklınıza gelmesin. Örneğin hukuk dışı yollarla elde edilen kredi kartlarının yine illegal yoldan bazı irc sunucularında belli ücretler karşılığında dağıtılması yahut illegal içerikli web sitelerinin adreslerinin devlet denetiminden yoksun irc sunucularında dağıtılabilir olması ya da son dönemde bazı illegal örgüt mensuplarının msn yahut e-posta ile haberleşmelerinin takip edilebilmesi üzerine takip edilmesi şuan için yapılmayan bazı irc sunucularını kullanarak haberleşmelerini sağlayabilmeleri gibi bir çok şuç işlenebilmektedir. Bu kadar kullanıcı potansiyeli olan ve suç işlenmeye bu kadar açık olan bir sistem için Türk devleti mutlak ve acil olarak bir düzenlemeye gitmelidir. Bununla ilgili yapılabilecek düzenlemelerin başında kanımızca irc sunucu açmanın tıpkı web sitesi açmakta olduğu gibi kayıt altına alınmasıdır. Yer sağlayıcı şirketlerin açtığı irc leri bir kayıt altına alıp kurulacak olan üst birime vermeli , ayrıca irc sunucusu açabilmek için belli ehliyetler aranmalı ve sunucuya katılanların yazılı talepleri üzerine sunucuda kendisine karşı yahut kamu düzenine karşı suç işleyenlerin ip adresleri yazılı talepte bulunanlara verilmelidir. Ayrıca sunucu sahipleri mutlaka aylık kayıtlar tutmalı ve bu kayıtları ilgili birime teslim etmelidir. Bunun dışında irc sunucuları şikayet üzerine ‘’polnet’’ tarafından mutlaka ve mutlaka takip altına alınmalıdır. Bunlar tarafımızca düşünülmüş bazı çözümlerdir , ancak yüce Türk Devleti ve ilgili kurumlar bu çözümleri ve yolları elbette detaylandıracak ve çoğaltacak kudrete sahiptir.
Sonuç olarak Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının tamamı tarafından bilinmesi gereken şudur ; Türk Devleti ve Türk yargısı her nerede olursa olsun şuç un ortaya çıkmaması için çalışmaktadır ve ortaya çıkan suçları takip ve tespit ederek cezalandırmaktadır. Hiç kimse Türk Devletinin ve Türk Yargısının kudretinden şüphe etmemelidir. Internet gibi kontrolü zor olan bir sistem de dahi işlenen suçlar karşılıksız kalmayacaktır.

Saygılarımla
Can TATAR
13/01/2008

Alıntı: http://www.turkiyemirc.org/forum/makaleler/turkiye+de+mirc+irc+ve+hukuk-t214.0.html
0

Türkiye internet yasakları

TBD Türkiye Bilişim Derneği
INETD Internet Teknoloji Derneği
TID Tüm İnternet Derneği
LKD Linux Kullanıcları Derneği
TIEV Tüm İnternet Evleri Derneği
TUBIDER – Bilişim Sektörü Derneği

Ortak yayınladıkları bildirinin tam metni

"Türkiye'de mahkemeler 5651 nolu yasa ve konuyla ilgili diğer yasalara
dayanarak youtube, wordpress, geocities, alibaba gibi bir çok web
sitelerine erişimi sıksık kapatmaktalar. Telekomunikasyon Kurumu'nun
(TK) ise yurt dışındaki web sitelerine erişimi 5651 kapsamında
sorgusuz sualsiz, kapatma yetkisi var. TK'nın erişime kapatılan web
sitelerinin hangileriolduğunu ne kamuoyuna, ne de kapatılana haber
verme yükümlülüğü bulunmakta. Söz konusu yasaklamalar, yasanın zaten
tartışmalı olan amaçlarını aşmış ve ülkemize zarar vermeye
başlamıştır. Bu durumun düzeltilmesini istiyoruz.

5651 nolu yasa çok hızlı bir şekilde, kamoyunda yeteri kadar
tartışılmadan, uzman Sivil Toplum Kuruluşlarının çığlıkları arasında,
çocuk pornosu bahanesiyle, "temiz internet" söylemleri ile çıkartıldı.
Böyle bir yasanın Avrupa Birliği ve modern dünyada olmadığını
kamuoyuna ve kanun koyucularımıza bir defa daha hatırlatmak isteriz.
Yasa metnine son anda "Atatürk'e ilişkin suçlar" da eklendi.

Biz sivil toplum kuruluşları 5651 nolu yasanın özünde sansür yasası
olduğunu, internetden korkan bir bakış açısının, yasakçı felsefenin
ürünü olduğunu, bireye güvenmediğini yasa çıkmadan önce de defalarca
belirttik. Dünya ile bütünleşmek, Bilgi Toplumuna yönelmek, bağımsız
yaratıcı bireylerin özgürlük ortamında yetişebileceğinin altını çizmek
isteriz. Bizler, bu yasanın özüne fikir ve ifade özgürlüğü açısından
karşıyız. Ama, çocukları korumak için okullarda ve kamuya açık
alanlarda porno, ırkçılık gibi temel insan haklarına aykırı içerik
için filtre uygulanmasını destekleriz.

Türkiye Siber Suç sözleşmesi hazırlıklarına katılmış olmasına rağmen
bazı sakıncaları nedeniyle sözleşmeyi imzalamamıştır. Biz sivil toplum
kuruluşları TCK ve CMUK çıkarken bu eksiklikleri kapatmaya çalıştık.
Taslaklar çok hızlı yasalaştığı için sesimizi duyuramadık. Adalet
Bakanlığı yasa taslağı Başbakanlık'a sunulmasına rağmen taslak bir
kenara bırakılarak 5651 çıktı. Ülkemiz hakim, savcı ve avukatlarını
Bilişim ve internet konusunda eğitmek için yeterli çabayı harcamadı.

Bugün, Türkiye'nin herhangi bir yerindeki bir mahkeme, bir bilirkişiye
bile başvurmadan, pek çok nedenle, tedbir kararı olarak bile, bir web
sitesindeki tek bir nesne yüzünden milyonlarca nesne içeren bir web
sitesine erişimi kapatabilmekte. Örneğin youtube'de 34 bin Atatürk,
103 bin İstanbul, 5400 Alanya, 7750 Bodrum, 48000 Fenerbahçe, 46000
Galatasaray, 35600 Beşiktaş videosu da dahil olmak üzere yüz
milyonlarca video var. Youtube gibi sosyal ağ webleri, pek çok eğitici
malzemeyi, az bulunan eski belgeleri, filmleri, ders notlarını
içeridiği gibi, çeşitli iş bağlantılarını da içermektedir. Youtube'u
gerçekten kapatabilsek, bu işten pek çok vatandaşımız zarar
görecektir. Alibaba örneğinde ise iki firma arasındaki uyuşmazlıkta,
mahkeme haksız olduğunu düşündüğü tarafı cezalandırmak yerine,
alibaba'dan yararlanan tüm vatandaşlarını cezalandırmayı tercih
etmiştir. Kaldı ki, devletimiz bir ihracat-ithalat web sitesi olan
alibaba'ya üyeligi teşvik etmekte, yıllık abonelik ücretinin yarısını
ödemektedir. Mahkemeler tarafından web sitelerine erişimin
yasaklanması kesin bir engelleme sağlamamakta, internet hakkında biraz
teknik bilgisi olan bir kişi tarafından başka yollarla hala bu
sitelere ulaşılabilmektedir. Uygulanan yasaklamalar, haklı bir nedene
dayansa bile, en başta vatandaşlarımızı cezalandırmakta, vatandaşı çok
da etkin olmayan bu yasakları aşma yollarını aramaya itmektedir.
Yasaklanan web sitesi erişimi, daha doğrusu yasaklamaya konu olan web
sitesi nesnesi, örneğin bir video kaydı, o nesne için ülkemiz içinde
ve dışında daha fazla negatif reklam ya da tanıtım oluşmasına sebep
olmakta ve dünyadaki tüm internet kullanıcılarının ilgisini çekerek
asıl amacın tam tersinin gerçekleşmesiyle sonuçlanmaktadır.

Bazı özel koşullarda, başka hiç bir yol kalmadığı bir noktada
yasaklama kararı alınabilinir, Bir alan adına erişimin tamamını
kapatmak ya da bir alan adına ait IP numarasına erişimin tamamen
kapatılması, bir kitap yasaklamak için koca bir kütüphaneyi, bazen de
bir kütüphaneler kümesinin tamamını kapatmak demektir.

Alan adına yasak koymak, tüm vatandaşlarımızın o alan adı aracılığı
ile birbirleriyle yapacakları iletişimi de yasaklamak anlamına
gelmektedir ve Anayasa ve AB kriterlerine aykırıdır. Bu tür
yasaklamalar medeni dünyadan zamanla ciddi tepki alacaktır. Bu durum
özgürlükçü ve liberal demokrasi fikirlerle çelişmektedir.

5651 nolu yasa, TK'ya tüm "zararlı içeriği" izleme ve bu içeriğe
erişimi engelleme görevi vermektedir. TK yönetmeliklerle görevinin
detaylarını belirlemiştir. Eğer bir web sitesindeki tek bir nesneye
yasak koymak isteniyorsa, bu teknik olarak mümkündür. TK, bilinmeyen
bir nedenle mümkün olan bir teknik çözümün muhtemelen zahmetli ve
masraflı olacağını düşünerek, 5651 ile ilgili yönetmelikte sadece
nesnelere erişimin yasaklanmasına yer vermemiş, tüm web sitesine, ve
hatta belli bir IP numarasındaki tüm web sitelerine erişimin
engellenmesini ilgili yönetmeliğe koymuştur. Bu durumun özgürlükçü
demokrasi ile çeliştigini bir defa daha belirtirken, TK'nın görevi
çerçevesinde URL temelli filtrelemeyi kolaylıkla yapabileceğini ve
sadece yasaklanan belli nesnelere erişimi önleyebileceğini belirtmek
isteriz. Bu şekildeki bir teknik çözüm eğer zahmetli ve masraflı
olacaksa da, devletimiz tarafından finanse edilerek gerçekçi bir çözüm
elde edilebilir.

Gönlümüzde ise, ülkemizde internette sansür hayalinden vazgeçilip,
TK'nın ana işi olan telekomünikasyon sektörümüzün tam rekabet
koşullarına kavuşması için çalışması ve Türkiye internetinin yönetişim
ilkeleri çerçevesinde kamu, özel sektör ve STK'lar tarafından birlikte
geliştirilmesinde yatmaktadır."
0

Root DNS Serverlara DDOS

2007 yılının en büyük DDOS saldırısı 6 Şubat tarihinde 2,5 saat süre ile yaşandı. Bu saldırı Internetin 13 merkezi DNS serverından (web sitesi adreslerini IP adresine çevirmekle görevli serverlar) 6 sını hedef aldı ve bunların 2sini ağır şekilde etkiledi.

Bu saldırıda milyarlarca rastgele veri paketi internetteki bu en önemli serverlara gönderilerek tüm dünyadaki internet adresi çözümlemelerini zorlaştıracak kadar etkili olması sağlandı. Botnet saldırısının bu kadar başarılı olmasının en önemli sebebi ise botnet bulaştırılan kullanıcıların yüksek hızlı internet kullanımının çok yaygın olduğu Güney Kore bölgesinden seçilmeleriydi.
0

Korunma Yöntemleri

Internet önemli bir uluslararası bilgi ağı olmasına rağmen geçen trafiğin etkili şekilde filtrelenebileceği bir merkezi sistemi yoktur. Bir merkezi sistem olmadığı için de tam güvenliği sağlamak için tüm site yöneticilerin, kurumların, servis sağlayıcıların ve kullanıcıların kendi güvenliklerini almak için üstlerine düşeni yapmaları gerekmektedir. Tüm bunların arasındaki iletişim zincirinin güvenliği her zaman en zayıf halkası kadar güçlüdür. Sıradan bir internet kullanıcısının PCsindeki güvenlik açığı sadece kendi kişisel bilgilerinin başkalarının eline geçmesine olanak tanırken bir servis sağlayıcıdaki güvenlik ihlali 100lerce kullanıcıyı etkileyecek bir facia ile sonuçlanabiliyor.
0

Şirketler / Servis Sağlayıcılar ne yapmalıdır?

* IDS ( Intrusion Detection System - Saldırı Tespit Sistemi) çözümü uygulamalısınız. IDS şirket ağınıza dışarıdan yapılacak olan saldırları tespit etmenize, kloglamanıza ve saldırıyı önlemenize yarar. Windows için KFSensor ve WinIDS, Linux için Snort bunlara örnektir
* Firewall veya Router yardımı ile ağınıza yapılmak istenen saldırıların kaynaklarını bloke ederek veri transferini kısıtlayabilirsiniz
* Tek merkezden yönetilen proxy serverlar ve internet filtre yazılımları kullanmalısınız. Bu tür yazılımlar sayesinde şirketinizdeki çalışanların zararlı içerik bulunduran sitelere girmesini engelleyebilirsiniz. Örnek olarak Websense ve linux için Squid i gösterebiliriz.
* Her makineye ayrı ayrı Anti-virüs yazılımı kurup onları tek tek yönetmektense, tek bir noktadan yönetilen yazılımlar kullanmalısınız.Symantec Antivirus buna güzel bir örnektir.
Ev kullanıcıları ne yapmalıdır?
Tüm bu iletişim zincirindeki en zayıf halka genellikle ev kullanıcılarıdır. Internet servis sağlayıcıları yada kurumlarda bilgili personel bulunabilir fakat ev kullanıcıları en kolay kandırılabilecek, virus ve malware yazılımların hedefi olabilecek kitledir.
* PC'nize Anti-Virus yazılımları yüklemelisiniz, Ad-Aware ve Nod32 Anti-Virüs yazılımları bunlara örnektir.
* Yazılımlarınızın sürekli güncel olduğundan emin olun.
* Internet Explorer 7 kurarsanız phishing riskine karşı önceden rapor edilmiş sitelerden korunabilirsiniz.
0

Ddos genel bilgilendirme

2007 senesi siber saldırılarda talihsiz bir değişimin yaşandığı yıl oldu, zevk ve şöhret için virus, trojan üreten ve site hackleyen alışılageldik hackerların tahtı Cybercriminal (Siber-Suçlu) denilen ve sayıları son dönemde oldukça artan tehlikeli hacker grupları tarafından devrildi.

Siber-suçlular wormlar, trojanlar, phishing ve fraud teknikleri kullanarak internet bankası soygunu ve kredi kartı dolandırıcılığı gibi yöntemlerle servet edinme peşindeler. Bunun yanında kullanıcı başına düşen yükselen bandwidth limitlerinin körüklediği DDOS saldırılarındaki yükseliş, hem servis sağlayıcıların hemde site sahiplerinin korkulu rüyası haline gelmiş durumda.

2007 yılında bir diğer dikkat çeken konu da malware yazılımların çeşitliliği. Özellikle açık kaynak kodu ile birlikte sunulan trojanlar devamlı olarak farklı hackerlar tarafından modifiye edilerek anti-virus programları tarafından daha zor tanınacak hale getiriliyor. Giderek artan Win32/Busky, Win32/Nuwar, Win32/Zlob gibi malware programların 2007 senesinin ilk yarısında 20.000 den fazla varyasyonunun olduğu görüldü.

Hackerlar bu tip yazılımları hackledikleri web sitelerine yükleyerek, kullanıcıları kandırma amaçlı mailler göndererek yada P2P programlarını kullanarak geniş kitlelere yayarlar. DDOS yapmayı amaçlayan hackerlar bu şekilde yetki elde ettikleri çok sayıdaki internet kullanıcılarının PClerini istedikleri zaman istedikleri siteye binlerce sorgu göndermek için kullanıyorlar.

Üstelik bazı Rus ve Kore sitelerinde, botnetler özelliklerine ve sayılarına gore değişik fiyatlardan illegal olarak satılabilmekte ya da kiralanabilmektedir.
0

DDos Attack (Ddos Saldırı)

DDOS saldırılarından korunmak oldukça zor ve büyük boyutlara ulaştığında aynı zamanda maliyetli bir iş. Genellikle DDOS atack konusunda çok usta olan bilgisayar korsanları bile kendi serverlarını DDOS'dan koruma konusunda aynı şekilde başarılı değiller.

Küçük boyutlardaki (30-40 PCden oluşan botnet gibi) bir DDOS saldırısı, yazılım ile çoğu zaman kaynak IP adresleri bloke edilerek engellenebilir, fakat saldırı daha büyük boyutlardaysa saldıran IP adreslerini tanımlayıp engelleseniz bile gelen veri size atanan bant genişliğini harcayarak sitenizi açılmaz hale getirebilir.

DDOS saldırılarının bazen haftalar hatta aylarca sürdüğü düşünülürse bu ekstra bant genişliği faturası ve bunun yanında müşteriye/ziyaretçiye iyi hizmek sunamamak oldukça sinir bozucu olabiliyor. DDOS saldırılarında genellikle hacker'ın hedef servera direk bağlanması gerekmediğinden, kim olduğunun bulunması da son derece güç bir iştir.
0

DDoS saldırıları nasıl gerçekleşmektedir?

Atak anında kişi, kendini gizlemek için önceden sızdığı bilgisayarlara ’zombi’ adı verilen küçük programcıkları yerleştirir. Böylece kendini saklama fırsatı elde eder. Ataklar bu zombiler üzerinden yaparak birden fazla bilgisayarı istediği hedefler üzerine veri bombardımanı yapabilir. Yüzlerce/binlerce bilgisayarlara yerleştirilen zombiler, bilgisayarlara uzaktan kontrol (remote) imkanı vererek, bu bilgisayarlar üzerinden istedikleri server’a çok sayıda veri göndererek, server’i sistem dışı bırakıyor. Böylece saldırganlar, saldırıları başka insanların bilgisayarları üzerinden gerçekleştirdiği için saptanmaları zor hale gelmektedir.
DDoS yöntemi genel olarak sistemlere belli bir düzen çerçevesinde farklı noktalardan saldırarak server’i hizmet dışına bırakma yoludur. Bir bilgisayar server’a kendi adresini yanlış veren bir veri paketi yolluyor. Server, bilgisayarın verdiği adrese geri bilgi vermek için ulaşmaya çalıştığında adrese ulaşamıyor. Bu esnada server bağlantıyı kapatmadan bir müddet bekliyor. Bu tür bağlantı isteklerinin milyonlarcası server’a yapıldığında server işlemez hale gelmektedir.
0

’Zombiler’

DDoS ataklarını gerçekleştirirken yakalanmamak için "zombi" denilen küçük programcıkların kullanıldığından söz etmiştik. Ataklar bu zombiler üzerinden gerçekleştirilerek aynı anda birden fazla bilgisayarın hedeflere yönlendirilmesi sağlanarak, saldırıyı yapan kişinin IP adresininde gizlenmesi sağlanır. Zombiler genellikle güvenliği zayıf olan sistemlere yerleştirilirler. Yani hack’lenen sisteme yerleştirilen zombiler kendi bünyesindeki daemonlar vasıtasıyla belirli bir porttan (1524 tcp, 27665 tcp, 2744 udp, 31335 udp, 33270 tcp) gelecek olan DDoS isteklerini gerçekleştirirler. Ayrıca daha çok Unix ve Linux tabanlı sistemlerde zombiler kullanılsada Windows tabanlı sistemlerde de zombiler kullanılmaktadır.
0

DDoS için kullanılan araçlar:

_ Trinoo(Trin00)
_ The Tribe Flood Network (TFN)
_ Stacheldraht
_ Trinity
_ Shaft
_ Tribe Flood Network 2K (TFN2K)
_ MStream
0

DDoS ataklarından korunmak için;

Bu ataklar fark edildiğinde atakta bulunan adresten gelen bağlantı isteklerinin iptal edilmesi gerekir. Ayriyeten özel yazılım ve donanım kullanılarak saldırıların önüne geçme imkanı vardır. Şirket ve bireysel kullanıcılar, güvenlik politikalarını belirleyerek, müdahale tespit (intrusion detection) gibi yöntemlere başvurmalı. Ayrıca saldırının başladığı an saldırının merkezi tespit edilerek, o merkezin servis sağlyıcısıyla irtibata geçmek ve erişimi engellemek gerekiyor.

Sisteminizde bir DDoS aracının kurulup kurulmadığını tespit etmek istiyorsanız find_ddos isimli programı kullanabilirsiniz. Bu programı bulabileceğiniz adres:
http://www.nipc.gov/warnings/alerts/1999..._v42_linux .tar.Z
Sistemde tespit edebildiği DDoS araçları:
* mstream master
* mstream server
* stacheldraht client
* stacheldraht daemon
* stacheldraht master
* tfn-rush client
* tfn client
* tfn daemon
* tfn2k client
* tfn2k daemon
* trinoo daemon
* trinoo master
Bu programı root yetkisinde çalıştırın.

Eğer sisteminizde DDoS aracı kurulmuşsa aşağıdakine benzer bir çıktı ile karşılaşma olasılığı vardır.

[root@CiLeK find]# ./find_ddos

Logging output to: LOG
Scanning running processes...
Scanning "/tmp"...
Scanning "/"...

/DoS/TFN/tfn: tfn client
/DoS/TFN/tfn-rush: tfn-rush client
/DoS/TFN/td: tfn2k daemon

***: One or more DDOS tools were found on your system.
Please examine LOG and take appropriate action.

Tarama işlemi sonucunda oluşturduğu LOG dosyasında detaylı bilgileri barındırır.
Eğer Windows sistemi altından networkünüzü kontrol etmek istiyorsanız DDoSPing isimli programı kullanabilirsiniz. Bu programı http://www.foundstone.com adresinde bulabilirsiniz.
0

Ddos Nasıl Yapılır?

DDoS (Distributed Denial of Service) Nedir, Nasıl Yapılır.
DDoS atakları servis sağlayıcılarının korkulu rüyalarından biridir. DDoS tipi saldırılar özellikle büyük firmaların bu tür saldırılardan etkilenmesi DDoS adını ön plana çıkardı. Bu türden ilk saldırılar Avustralya ve Avrupada meydana geldi, fakat bu ataklarla ilgili kayda geçen ilk saldırı Minnesota Üniversitesine karşı yapılan saldırılardır (17 Ağustos 1999). Daha sonra saldırılar gitgide artmaya başladı. Yapılan çeşitli araştırmalar DDoS türü saldırılarda artma gözlenmiştir.

DoS ve DDoS atakları özellikle 2001 yılında online ticaret kuruluşlarına yapıldığı görülmektedir. Vnunet (http://www.vnunet.com) haberlerinde, internet kullanıcıları ve e-ticaret site yöneticileri bu tür saldırılara karşı uyarmıştı. Internet Security Systems (ISS) yüzlerce bilgisayara zombi adı verilen ajanların yüklendiğini belirten haberler yayınlamıştı. Bu küçük ajanlar sayesinde sisteme sızan kimseler, serverlara çok sayıda veri göndererek serverların(sunucu) çökmesine neden olmaktadır. Bu saldırıdan etkilenen Yahoo, Amazon ve eBay gibi ünlü internet portallarının çökmesine ve milyonlarca dolar zarar uğramasına neden olmuştu. Computer Security Institue (CSI, http://www.gocsi.org) anketine katılanlardan bir e-ticaret sitesi sahibi olanların %55’i DDoS saldırılarına maruz kaldıklarını belirttiler. DoS atakları sadece e-ticaret ve web servislerine yapılmamaktadır. Bu saldırılardan routerlar, sanal özel ağlar(VPN) ve IRC sunucularıda etkilenmektedirler. Bir servis sağlayıcının router’ına yapılacak bir saldırı sonucu network trafiği altüst olabilir ve sonucundada müşterilerinin bağlantıları kopabilir. Daha önce en büyük IRC ağlarından Undernet’in bazı önemli sunucuları DDoS yöntemiyle çökertilmişti. Saldırıda servis sağlayıcılar saniyede yüzlerce MB veri bombardımanına tutulmuştu.
0

DDos neden yapılır?

Http,stmp,ftp gibi servislerin durması veya yavaşlaması için yapılır.
0

DDoS atakları Nedir?

Dos(Denial Of service) bir ip veya ip' lere aşırı miktarda paket göndererek servisin durmasını sağlamak için yapılan bir atak çeşididir.Ddos(Distributed Denial Of Service) ise belirlenmiş sistemlere küçük bir program yerleştirerek tüm sisteme zombi olarak dos atağı yapmasıdır.
0

Dos - DDos Nedir ?

DoS yani açılımı Denial of Sevice olan bu saldırı çeşidi bir hizmet aksatma yöntemidir.Bir kişinin bir sisteme düzenli veya arka arkaya yaptığı saldırılar sonucunda hedef sistemin kimseye hizmet veremez hale gelmesi veya o sisteme ait tüm kaynakların tüketimini amaçlayan bir saldırı çeşididir.Birçok Yöntemle Hizmet aksatma saldırıları gerçekleştirilebilir.
Genellikle kullanılan yöntemler üç sınıf altında toplanabilir.
Bant Genişliğine Yönelik Ataklar
Protokol Atakları
Mantıksal Ataklar